top of page

Rüyaların Bekçisi: İnsan olmayı köpeğe borçluyuz!

İnsanlık tarihi hakkında bildiğimiz en büyük yanılgı, medeniyeti sadece kendi zekamızla, kendi ellerimizle kurduğumuz iddiasıdır. Tekerleği bulduk, ateşi kontrol ettik, tarımı keşfettik... Peki ama tüm bunları yapacak o karmaşık beyni nasıl geliştirdik?


Cevap, belki de şu an ayaklarınızın dibinde uyuklayan o tüylü dostunuzun genetik geçmişinde saklı.

Antropologların ve evrimsel biyologların üzerinde durduğu sarsıcı bir gerçek var: İnsan, "köpek sayesinde" insan olabildi. Ve bu, düşündüğünüz gibi sadece avlanma yardımıyla olmadı. Bu, çok daha hayati bir biyolojik süreçle gerçekleşti: REM Uykusu.



Ölümcül Bir Risk: Derin Uyku


Primatlar (maymunlar, şempanzeler) ağaç tepelerinde uyurlar ama uykuları hafiftir, tetiktedirler. Çünkü vahşi doğada derin uykuya dalmak, yırtıcılara yem olmak demektir.


Ancak insan (Homo Sapiens), doğanın en büyük riskini aldı. Yere indi ve "ölü gibi" uyumaya başladı. Bilimsel adıyla REM (Rapid Eye Movement) uykusu, beynimizin en aktif olduğu ama kaslarımızın geçici olarak "felç" olduğu evredir. Vücut kendini kilitler, dünya ile bağı koparır. Bir düşünün; zifiri karanlık, etraf kılıç dişli kaplanlarla dolu ve siz, hareket edemeyeceğiniz kadar derin bir uykuya (felç haline) geçiyorsunuz. Bu, evrimsel açıdan bir intihardır.


Bunu nasıl göze alabildik? O savunmasızlık anında bizi kim korudu?


Mağara Kapısındaki Nöbetçi

İşte o an, devreye "İlk Nöbetçi" girdi. Kurtlardan evrilerek ateşimize yaklaşan köpekler, bizim sahip olmadığımız bir süper güce sahipti: Uyumuyorlardı. Daha doğrusu, bizim gibi uyumuyorlardı. Köpeklerin uyku döngüsü kısa, duyuları ise uykuda bile aktiftir. En ufak bir çıtırtıyı, rüzgarın getirdiği bir yırtıcı kokusunu, bizden kilometrelerce önce duyabilirler.


Anlaşma basitti ama insanlık tarihi için hayatiydi: Köpek mağara girişine yattı. Kulaklarını karanlığa dikti. Ve insana dedi ki: "Sen uyu. Gözlerini kapat ve rüyalar alemine dal. Ben buradayım. Tehlike gelirse seni uyandırırım."


Bize Rüyaları Hediye Eden Canlı

Köpeğin sağladığı bu "Güvenlik Duvarı" sayesinde insan, diğer primatların asla yapamadığı şeyi yaptı: Uzun ve kesintisiz REM uykusuna daldı.


Peki REM uykusu bize ne kazandırdı? Bugün biliyoruz ki; hafızanın işlenmesi, karmaşık problemlerin çözülmesi, duygusal regülasyon ve yaratıcılık REM uykusunda gerçekleşir. İnsan beyni, o derin uykularda günün verilerini işledi. Alet yapmayı, strateji kurmayı, dili ve sanatı o rüyalarda geliştirdi.


Yani medeniyet, uykusuz kalan bir köpeğin nöbeti sayesinde, rüya gören bir insanın zihninde inşa edildi. Biz ona yemek verdik; o ise bize zamanı, güvenliği ve beynimizi geliştirme fırsatını verdi.


Modern Bir İhanet

Bugün ise büyük bir vefasızlık içindeyiz. Binlerce yıl önce bizi hayatta tutan o "havlama", o "tetikte olma" halini bugün "davranış bozukluğu" olarak görüyoruz. Kapının önünden biri geçtiğinde havlayan, gece ses duyduğunda huzursuzlanan köpeğimize kızıyoruz. "Sus artık!", "Neden bu kadar gerginsin?" diye bağırıyoruz.

Oysa o, genetik kodlarındaki görevi yapıyor. Atalarımızın hayatını kurtaran o kadim refleksi sergiliyor. Size, "Merak etme, ben duydum, ben buradayım" diyor.


Biz ise onu susturarak, binlerce yıllık nöbetçimize ihanet ediyoruz.



Bir Teşekkür Borcu


Bu gece yatağınıza yattığınızda, yorganı üzerinize çekip o güvenli uykuya dalmadan önce, köpeğinize bir kez daha bakın. Onu sadece sevimli bir evcil hayvan olarak görmeyin. Onu, insan zekasının sessiz mimarı olarak görün.


Eğer bugün düşünebiliyor, rüya görebiliyor ve güvenle uyuyabiliyorsak; bunu binlerce yıldır mağara kapısında, yağmurda, çamurda ve soğukta, bir an bile gözünü kırpmadan bizi bekleyen o nöbetçilere borçluyuz.


Mehmet Cihat Keleş / Aralık 2025

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Köpek, İnsan İçin Yeni Bir İcat Değildir!

Bir an için durun. Elinizdeki ödül mamasını, o karmaşık kayışları, cebinizdeki clicker’ı ve kafanızdaki "Acaba doğru mu yapıyorum?" endişesini bir kenara bırakın. Köpek, insan hayatına 20 yıl önce gir

 
 
 
Bir köpek -doğası gereği- agresif olamaz!

Bu cümle, ilk bakışta iddialı görünebilir. Çünkü gündelik dilde, sosyal medyada, haberlerde ve ne yazık ki pek çok köpek eğitmeninin ağzından tam tersini duyuyorsunuz. Isıran köpek “agresiftir”. Tasma

 
 
 

1 Yorum


Gece yarısı oldu. Yazıyı tekrar tekrar okumaktan kendimi alamıyorum. ♥️

Beğen
I Sometimes Send Newsletters

Thanks for submitting!

© 2023 by Mehmet Cihat Keleş. Powered and secured by Randle Patrick McMurphy

bottom of page